19 Şubat 2011 Cumartesi
sevmiyorum artık haftasonlarını..
eli kolu bağlı ne demek her geçen gün daha iyi anlıyorum kimseye bişey diyememek kimseyle sıkıntını paylaşamamak boğuyor artık.. 24 saatlikten geçti artık benim için zaman her gün 1 saat daha fazla uzuyor çilem..
bu yaşta bu kadar beyazım varken 80'e kadar yaşamayı düşünmüyorum zaten ama en azından kısaldığının bu kadar farkında olmasam. tek olsam tek derdim derdimin olmaması olsa..
4 Şubat 2011 Cuma
ah sen
sevgili sevgilin çok uzakta arkadaşlarıyla dolaşırken sen iş yerinde müşterilerle uğraşırsın gözüm onun gezmesinde değil ama kendimi tek hissetmeyecek kadar ilgili olsa da gitse..
bu ay başlarını sevmemeye başladım ne oluyorsa ozaman oluyor aybaşları hep sessiz ay başları hep sıkıntılı
küçük yaşta esnaflığa başlayan bi kişilik olarak zaman geçtikce insanlardan nefret etmeye başladım sanırım herkes iki yüzlü olmuş beni yoran bu iki yüzlülük her geçen gün başımdaki beyazların çoğalmasına neden oluyor.
sabah 8 den akşam 10 a kadar olan maraton her geçen gün dahada çekilmez oluyor.. insan yaşamı için bişeylerden fedakarlık etmeli ama ben neden bu kadar fazla fedakarlık yapıyormuşum gibi geliyo diyolardıda inanmıyodum okul bitince gerçek hayat başlıyor diye öyleymiş gerçekten yıllardır gerçek hayatı part time olarak yaşıyodum şimdi full time oldu hemde tam full time
ellerim çatladı, gözlerim bozuldu, saçlarım beyazladı, ben yoruldum hemde çok
bide sen varsın tabi kocaman bir ah ve sen
18 Eylül 2010 Cumartesi
Gidecek Yerimmi Var, Diyecek Sözümmü Var, Bunu Eller Anlamaz..
Kötüyüm şu anda birazcık değer konusu var aklımda değiyor mu değmiyor mu yaptıklarım ?
Yada bi kaç yıl sonra vay be diyecekmiyim bu yazdıklarımı okuyunca..
Kendimle başbaşa kalmayı özledim, tek kalmayı kendimle dolu olmayı özledim.. Saatlerce hiç sesimin çıkmamasını özledim yaa biliyorum hiç bitmeyecek bu özlemim bi daha hayatımın 2 yılı gibi olmayacak hayatım.. Bocalıyorum şimdi kocaman istanbulda bana küçücük biyer yetiyormuş meğer.. İstanbulun sadece bana büyük gelmediğine eminim.. Ama şimdilik gidecek başka bir yerim yok.
24 Mart 2010 Çarşamba
Özlenen "KIŞ"
Ellerinizin hiç üşümemesi dileğiyle..
5 Mart 2010 Cuma
Düşünüyorum !
Düşünüyorum ! ne kadar sevmiş olabilirim.. Sonu yok sevgimin ele avuca sığmaz bir ölçü birimiyle sınırlamak yakışmaz bana.. Sen ben ve yolumuz.. O yolda adım adım ilerlemek aklımda iki bölüme ayrılmış durumda. Bi yandan o yolu çabucak bitirmek istiyorum sana kavuşmak için bi yandan her adımı doya doya sindire sindire yaşamak istiyorum.. Aklımda bir boşlukta var o boşluk senin sessizliğin. Sesini duymamaya katlanamıyorum, alışamıyorum.. Çıkış için merdiveni olmayan bir kuyuda gibiyim oranın sessizliğinde kimse duymuyor sesimi çünkü duyacak olan sensin sevdiğim, seni bekliyorum, gelip beni kurtarmanı.. O dipsiz kuyudan beni kurtarmanı. Uzatsana kollarını bana, en güvenli olduğum yeri istiyorum kollarında olmayı istiyorum.. Üşüyorum bi kaç gecedir. Neden diye düşünmeye gerek var mı ? Kızgınlığın üşütüyor beni, sessizliğin den korkuyorum geceleri.. Kim bilir kaç kez kaçırdım sana kavuşmamı sağlayacak olan otobüsü.. Gelememek ne kadar acı. Sana bu kadar yakınken niye bu kadar uzaklığına tahammül etmek zorundayım niye sevdiğim ?
23 Şubat 2010 Salı
C dersinde gözümden kaçmayanlar.
Şu anda hala buraya bakmakta ordulu arkadaş ve hatta üstüne üstük elinde bir tespih var ve onu sallamaya devam ediyor.. ne düşünüyor merak ediyorum.. deminden göz göze geldik mal gibi baktı gene bana..
Tabi ben bunları buraya yazıyorum derste olamyanlar buralarda neler olduğunu öğrenebilecekler.. Adaletin bumu dünya ? ben bunları niye buralara yazıyorumkii..
Bazı eleştirmen arkadaşlar benden ağır konulu yazılar beklemekte ama ben boykotumu bu konuda devam ettirmeye kadar verdiğim için birazcık böyle ilerleyecem hee bide orda burda bloguma girip ana sayfa yapamya devam ederse.. Artık bu yazıları da okuyamayacak (bu bir tehdittir).
Derste olmayan arkadaşlar için dersin konusu while loop do gibi bişeyler yanımdaki arkadaşım bi yandan yazdıklarımı okumakta ve onda bir düzeltme çabaları görüyorum hatta gülüyor şuanda.. (ordunun dereleri hala bize bakmakta :Ç )
Şimdilik bitiriyorum bu yazımı Z ve sevgilisine burdan sevgiler..
22 Şubat 2010 Pazartesi
Ne yazacağımı bilememenin yazısı..
Bu gün bi çok kez bunu bloguma yazaca bunu bloguma yazacam diye söylendim ama şu anda hiç birisi aklıma gelmiyor.. Düşünüyorum düşünüyorum ama gelmiyor işte zorlamanın alemi olmadığını düşünüyorum yani sonuçta acemi bir blogcuyum demi demi..
Madem mutlu edemiyorsun hayatımdan çekil (git) diyen arkadaşım sana X diyorum ve
Yürüdün öylece göz yaşlarım eşlik etti yoluna... Tutuldum, bağırdım çalmadı sesim kulağına.. diyen arkadaşım sanada Y diyelim geriye kalan Z harfinide ''her ayrılık sonunda aşk... ve her aşkın önsözünde ayrılık yazar" msn nickli arkadaşıma hediye edelim yada kısaca ruletçilermi demeliyim size emin değilim neyse şimdi kirli çamaşırlarınızı dökmeyelim buraya zaten fazla bi kişinin okuduğunuda sanmıyorum ama neyse...
Neysee neyseee napıyorsunuz acaba şimdi birkaç apartman ötemde kesin Z cam kenarında ki süngerin üzerinde sırtını koltuğa dayamış oturuyordur.. Peki sen X sen ne yapıyorsun sende kucağında yastık ve laptopla herzaman oturduğun koltuktamısın ? .. Y arkadaşım senden tam emin değilim sürekli değişken bir yapın var karar veremiyorum ortalarda bir yerlerde oturuyorsundur.. Işığınızı görebiliyorum burdan.. Ve son olarak rahmetli bihterin anısına 1 dakikalık saygı duruşuna davet ediyorum sizi malum o sizin evdeki her halinizi gördü ve belkide kalbi yetmemiştir garibimin gördükleri karşısında gerçi son günlerini alt kattaki sürekli pc si bozulan manyak kadının evinde geçirdi ama umarım orda görmek istemeyeceği şeylere şahit olmamıştır..
Ve son olarak bu yazıyı ilk olarak okuyacak olan X arkadaşım lütfen bunu evde veya başka bir yerde sesli okuma yazıyı akışına bırak.. Okumak isteyen açar okurr :p Bunu baştamı söylemeliydim acaba ? :S
Herkese iyi geceler yarın aynı saatte okulda görüşmek üzere..